"KORKUNUN BÜTÜN SESLERİ"

9 Kasım 2004 Salı

Hani bazen içiniz sıkılır, yüreğiniz kabarır, sanki kötü bir şeyler olacakmış gibi hissederseniz ya, benimkisi de işte öyle bir şey... Korkuyorum, Göztepe'yi izlerken korkuyorum... Geleceğinden korkuyorum...

Göztepe akordu bozuk saz gibi, akordu yapacak kimse yok... Kavga var, kısır çekişme var, suni gündem var ama icraat yok... Her hafta yeni bir olay, yeni bir kavga ortamı... Ne yazık; En kötü günlerinde dahi hep şampiyonluğu kovalayan Göztepe, son iki sezondur düşüyor... Düşmemek artık başarı oldu. Göztepe sıradan bir takım oldu... Neden, niçinlerle boğuşup, geçmişi yargılamaktan ve kişilerle uğraşmaktan önümüzü göremez hale geldik. Gündem bomboş ve suni... Bunlar beni çok sıkıyor... Geçmişi düşündükçe içim daralıyor, üzülüyorum.

Nereden aklıma geldi bilmiyorum... Juventus takımı sezon başında idman yapmak için Gürsel Aksel Stadı'na geldiğinde televizyoncu arkadaşlar bana sordular: "Neler hissediyorsun. Bak koca Juventus takımı Gürsel Aksel Stadı'nda" diye... Düşündüm. Bundan gurur mu duymalıyım... Tabii ki duymalıyım. Ama içimde bir burukluk var. Düşündüm, taşındım ve buldum. Bir zamanlar Juventus gibi takımlar Göztepe'nin rakibi olarak buraya geliyormuş... Cardif City'ler, Roma'lar, Münih 1860'lar, Beograd'lar, Atletico Madrid'ler, Lüksenburg'lar ve daha niceleri... Dünyanın en iyi futbolcuları, takımları, teknik adamları Göztepe karşısında tir tir titriyormuş...

Şimdi bana soruyorlar. "Mutlumusun" diye... Nasıl mutlu olayım. 2.lig B grubunda sıradan bir takımı takip eden bir gazeteci olarak nasıl mutlu olunur ki? Bir zamanlar Göztepe'ye bakan Tunç Saruhan'lı ağabeyim (rahmetle anıyorum) İtalya'ya, Yufgoslavya'ya, İngiltere'ye, Fransa'ya gidiyormuş... Ben şimdi Küçükköy, Çorlu, Oyak Renault, Yıldırım Bosna maçlarını yazıyorum... Vah Göztepem vah... Vah, dünyanın en coşkulu, vefalı taraftarı vah...

Juventus'un teknik adamı Capello ile ünlü yıldızları idmandan sonra Göztepe kulübü müzesini gezerken burukluğum iki katına çıktı. Capello'ya bizim eski başkanlardan Bülent Özkul, Roma bayrağını ve flamalarını gösterdi. Capello, o dönemde Roma forması giymişti ve Göztepe'ye bir de gol atmıştı. O dönüp Özkul'a rahmetli kaleci Ali Artuner'i gösterdi. Dedi ki, "Ali. Bu Ali değil mi?..." Düşünsenize adam Ali Artuner'i unutmamış ama bizler onları toprağa gömmüş, geçmişi silmişiz.

Capello, maçtan bir hafta sonra gelip Çeşme'de eşiyle tatil yapmış. Göztepe'ye ve İzmir'e hayran kalmış unutamamış... Capello bunlardan sadece biri...

Hey koca İzmir neredesin? Bu şehirden para kazanan, bu güzelliği yaşayan, böylesine tarihi geçmişi olan ve pırıl pırıl tribünleri olan bu takıma neden sahip çıkmazsınız? Off, off...

- Geri Dön -