"KURTARIN BİZİ"

7 Mart 2005 Pazartesi

Yıldırım Bosna maçında yan hakeme bozuk para ve çakmak atan sen sorumsuz, kişiliksiz, mantıksız, akılsız, özürlü, sorunlu sözde taraftar, özde futbol katili mutlu musun?

Hiç mi akıllanmadın geçen yıldan... Bu takım siz ve sizin gibiler yüzünden düşmedi mi? Doymadınız mı, şaklabanlığa... Siz ne yaptığınızın farkındamısınız?

Nasıl hemen unuttunuz geçen sezonu. Ben hiç ama hiç unutmadım... Adana Demirspor ile sezonun ilk maçını oynayacaktı Göztepe... 2.Lig A Grubu'nda... "İyi başlarsa, iyi götürür" demiştik kendi kendimize... İlk maç ilk heyecandı ama öyle olmadı. Fenerbahçe maçında çıkan olaylar nedeniyle Göztepe, Adana Demirspor maçını Denizli'de oynamak zorunda kaldı. Tabii cılız seyirci kitlesiyle... Sonuç mu yenildi...

Sadece o maçta değil.... İki Karşıyaka maçında çıkan olaylar nedeniyle seyircisiz oynadığı 6 maçta da bir çok yenilgiler aldı. Haklı veya haksız ama toplam 7 maçta 6 puan kazanabilmişti Göztepe. 15 puanı güme gitti. Soruyorum şimdi size. Acaba tribünde o taraftar olsaydı Göztepe'den rakipleri bu kadar kolay alırmıydı bu puanları... Daha doğrusu Göztepe 15 puanın kaçını rakiplerine kaptırırdı? Hiç kendi kendinize sordunuz mu? Bu arada unutmayın. Geçen sezon Göztepe üç puan farkla küme düştü...

Ve sanki bunlardan hiç bir ders alınmamış gibi bu yıl Yıldırım Bosna maçında yan hakeme atılan bozuk para ve çakmak nedeniyle bir maç seyircisiz oynamaya mahkum edildi Göztepe...

Hem de Aydınspor gibi bir maç öncesinde... Göztepe'nin belkide sezonun en önemli maçıydı Aydınspor maçı... Kazanması demek, Aydınspor'un havlu atması demekti. Puan dahi Göztepe için büyük kardı. Çünkü, ilk maçı Göztepe deplasmanda kazanmıştı. İkili averaj Göztepe lehineydi. Ve ben çok iyi biliyorum ve bizzat yaşadım; Eğer bazı kişiler araya girmeseydi bu ceza bir değil, üç maç olacaktı... Sonuç; Kader maçında Göztepe: 0-Aydınspor: 2... Göztepe sondan ikinci sırada, yani sonuncu Çorlu'nun bir üstünde, küme düşme hattında... Aydınspor ise iki puan fark, bir maç eksiğiyle üstünde...

Maç sonunda çok kızdım... Sahadaki futbolcuya veya teknik adama değil, bu maçın seyircisiz oynanmasına emeği geçen ve utanmadan aynı gün salona gidip olay çıkartanlara...

Onlara ah ettim... Sadece onlara değil, onları yetiştiren anaya-babaya, onları eğiten öğretmenlerine, onları Göztepe maçına getiren zihniyete, onları Göztepeli yapanlara, onları taraftarlığın bu olduğunu söyleyenlere veya onlara örnek olanlara... Sadece yine onlara değil, onların yanında onların çakmak ve bozuk para atmasına seyirci kalanlara, müdahale etmeyen ağabeylerine, tribünde otokontrolü sağlayamayan büyüklere...

Gerçekten çok merak ediyorum. Siz nereden çıktınız kardeşim? Göztepe tribünlerinden böyle bir şey yoktu. 18-20 yaşındaki adam çıkıyor tribünden ana-avrat küfür ediyor , bozuk para atıyor, kavga çıkartıyor. Hiç sizde saygı sevgi yok mu? Göztepe taraftarı şovlarıyla, tezahuratlarıyla gündeme otururdu. Göztepe sevgisiyle yanıp tutuşan, gırtlağı patlarcasına tezahurat yapan, tek bir vücut, tek bir nefes gibiydi her zaman. Hatta bu halleri kıskandırırdı, imrendirirdi rakipleri.

Çok insan gördüm "Yok böyle bir sevgi" diyen... "Üç büyük yok, tek büyük var o da Göztepe taraftarı" denilirdi her yerde...

Göztepe, gazetelerin birinci sayfasına verdiği mesajlarla, şovlarla girerdi...

Ne bu şiddet, bu kepazelik... Ne oldu bu taraftara iki yılda? Kulüp sevgisini bağırmak, küfür etmek sanan gençler doldu aramızda... Bu işin şakası yok. Bu takım o kendini taraftar sanan, kulübünü sevdiğini söyleyip sahaya bozuk para ve çakmak atan teröristlerle birlikte düşecek. Bunun en büyük sorumlusu ise onlara seyirci kalanlar olacak...

Utanıyorum. Gazetelerin birinci sayfasında kader maçını seyircisiz oynamak zorunda kalan Göztepe var, son sayfasında yine aynı gün, aynı saatlerde salonda çıkan olay fotoğrafları var...

Göztepe bu sorumsuz ve sorunlu insanlardan kurtulamazsa, kendisi asla kurtulamaz...

- Geri Dön -